"Să gândești este dificil.
De aceea majoritatea oamenilor judecă."
Carl Jung

IONUT COJOCARU

2012 / 2 octombrie

Reflecţii în presa turcă

Carnet de istoric

Tarihi bir ilke imza atan Süleyman Şah Üniversitesi, Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ŞAHBAM) aracılığıyla I. Uluslararası Balkan Kongresi düzenledi. Toplantıya, 29 ülkeden 300 civarında akademisyen ve yaklaşık 50 belediye başkanı katıldı.

manset

Balkan Savaşları 100 yıl sonra masaya yatırıldı. Birbirine düşman Balkan ülkeleri Süleyman Şah Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Dün, Bugün, Yarın ve Değişim’ konulu uluslararası bir kongrede ilk defa bir araya geldi. Bugüne kadar yan yana gelmeyen ülkeler hiç konuşamadıkları tarihi problemleri ele alarak, Yeni Balkan coğrafyasının ancak ‘Diyalog’ ile çizileceğinde karar kıldı.

Osmanlı Devleti ile Balkan devletleri arasında yapılan savaşın ardından tam 100 yıl geçti. Rusya’nın Panslavizm siyasetinin ve Balkanlar’ı paylaşma konusunda Avusturya ile yaşadığı büyük rekabetin büyük etkisiyle olan Balkan savaşları, hem Osmanlı için hem de Balkan devletleri için hazin bir son oldu. Osmanlı’yı hasta adam algısına kaptıran bu savaşın faturasını; parçalanan Balkan devletleri 100 yıl boyunca ödedi. Dini, milli ve siyasi nedenlerden dolayı Balkanlar, yıllarca birbirlerine karşı kanlı bıçaklı oldu hep. Sırbistan ve Bosna-Hersek buna iki açıklayıcı örnek belki de. Balkanlı kardeş ülkeler yıllardır bir araya gelmediği gibi aynı masaya oturmaktan da uzaktı. Bu anlamda tarihi bir ilke imza atan Süleyman Şah Üniversitesi, Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ŞAHBAM) aracılığıyla I. Uluslararası Balkan Kongresi düzenledi. Açılışını Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegovic’in gerçekleştirdiği toplantıya 29 ülkeden 300 civarında akademisyen ve yaklaşık 50 belediye başkanı katıldı. Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Hırvatistan, Macaristan, Yunanistan, Letonya, Azerbaycan, İrlanda, İtalya, İspanya, İngiltere, Slovenya, Polonya, Malezya, Amerika, Belarus gibi ülkelerden birçok rektör ve akademisyen katıldı. İki gün süren kongrede paralel olarak beş oturum düzenlendi.

Balkan ülkeleri ile sosyal, kültürel, ekonomik, eğitim, bilimsel müşterek noktaları pekiştirmeye yönelik olarak düzenlenen kongrede, “Dün, Bugün, Yarın ve Değişim” başlıklı konularla Balkan barışı masaya yatırıldı.

Akademisyenler, yeni Balkan coğrafyasında uzlaşmanın, anlaşmanın yeniden kaynaşmanın yollarını metotlarını konuştu. Sosyal bilimler bölümlerinin ağırlıklı olduğu müzakerelerde, geçmiş tartışılarak günümüzde gelinen nokta değerlendirildi ve yarın için yeni bir vizyon üzerinde konuşuldu. Sempozyum ve müzakerelerin ardında akademisyenler kendilerine yabancı olan bir kelime etrafında toplandı. Balkanlı rektör ve akademisyenler 100 yıl sonra Yeni Balkan coğrafyasını ‘diyalog’ ile çizecek.

‘Barış köprülerini yeniden inşa etmenin tam zamanı’

Dr. Ionut Cojocaru – Lumina Üniversitesi: Balkan ilişkileri konusunda böyle bir kongre yapılacağını duyduğum zaman çok sevindim. Çünkü tarihte Balkan sınırları çok değişmiş. Bunu konuşup barış köprülerini yeniden inşa etmenin zamanıydı ve bu kongre ilham kaynağı oldu, diyalog imkânı sağladı. Türkiye bu toplantı ile nasıl bir yol aramamız gerektiğini gösterdi.  Tarihimizi konuştuk. Doğruları yanlışları masaya yatırdık.  Çok iyi bir atmosfer yakaladık. Ben Türkiye ye hep gelip gidiyorum misafirperverlikte zirve yapan bir millet olduğunu biliyorum ama bu toplantı burada çok anlamlı oldu.

balkan

Sempozyum hakkında ne dediler?

Arnavutluk Tiran Üniversitesi Sosyal Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gjeryj Sınanı: Tarihi meseleleri konuşma, muhakeme etme ve farklı ülkelerle istişare etme ortamı yakaladık. Sanırım bunu tek kelime ile ifade edebilirim ki o da ‘diyalog’. İnsanların birbirini anlamaları için diyalog çok önemli bir yere sahip.

Sırbistan Türkoloji Bölümü Prof. Dr. Mirjana Marinkovic: Balkanlar’ın ne kadar karmaşık, ne kadar zengin olduğunu ve ne kadar ortak noktamız olduğunu biz Balkan ülkeleri yeni keşfettik. Aynı zamanda Balkanlar’ın çok gizemli ve ilham verici bir kaynak olduğunu burada fark ettim. Kendi coğrafyam hakkında yeni bilgiler edindim. Sırbistan ve Bosna-Hersek olarak biz iki ülke arasında çok güzel bir atmosfer yakaladık ve ‘siyasal sorunlarımız bir kenara dursun biz akademik meseleler üzerinden konuşalım’ dedik.

Bosna-Hersek Saraybosna Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Alena Catovic: Aynı konulara farklı açılardan yaklaşmayı öğrendik. İstanbul’da bulunmak bu konuları burada konuşmak ayrı bir değere sahip. Burada bugüne kadar yaşadığım tüm sorunları ele aldık. Bugüne kadar yapamadığımızı yaptık. Biz akademisyenler köprüleri kurmayacaksa kim kuracak? Dostluk olmasa da bir saygı olmalı, ondan sonra dostluk da doğabilir. Barış içinde bir dünya hayal ediyoruz. Bu kongre yeni araştırmalara yapmamıza vesile oldu. AYTEN ÇİFTÇİ İSTANBUL

LEAVE YOUR COMMENT